Tam zamanlı bir işi sürdüremedim, bu yüzden geçmişte yarı zamanlı çalışmayı tercih ettim. Fazla mesai ya da tatil günlerinde çalışma olmazsa idare edebileceğimi düşündüm. Ama bedenim ve zihnim yine de tükenmişti ve sonunda devam edemedim. "Haftada 5 gün, günde 8 saat" çalışmayı kaldırabilmem gerektiğini düşündüm.
Fiziksel gücüm mü yetersizdi?
İrade gücüm mü eksikti?
Etrafımdaki herkes sorunsuz çalışıyor gibiydi.
Bu yüzden, temel fiziksel gücümü artırmaktan ya da zihinsel durumumu güçlendirmekten başka çarem olmadığını düşünerek mücadele ettim.
Ama asıl sorun başka bir yerdeydi.
Mesele haftada 5 gün, günde 8 saat çalışmaya yetişememek değil, daha çok şuydu:
Sorun, kafamın haftanın 7 günü, günde 24 saat işle meşgul olmasıydı.
Ofisten çıktıktan sonra bile zihnim iş yerinde kalıyordu.
Patronumun saatler önce söylediği bir yorumun "gerçek anlamını" düşünürdüm. Henüz olmamış sorunları tahmin ederdim. Yarın için endişelenir, defalarca en kötü senaryoları hayal ederdim. Evde kendi kendime enerjimi tüketiyordum.
Görünmez bir kısıtlama vardı.
İş yerindeki çalışma saatleri görünür. Ancak kalbin bağlı olduğu zaman herkes için görünmezdir. Devam çizelgesinde görünmez. Bu yüzden kimse fark etmez ve ben de uzun süre fark edemedim.
Üstelik yaptığım şey iş için hazırlık ya da önlem değildi. Hiçbir işe yaramayacak bir şeydi; düşüncelerim sadece kısır döngüye giriyordu—
Düşünmeye devam ederek bir şeyi engellediğim hiç olmadı. Yine de duramamamın nedeni, en kötü senaryoyu hayal etmeye devam ederek bunu bir "zihinsel hazırlık" haline getirmeye çalışmamdı. Sürekli düşünmek, hazırlıksız yakalanmamak için kendi kendime uyguladığım bir savunma mekanizmasıydı.
Azarlanma korkusu. Sorun çıkarma korkusu. Ve "işleri doğru yapamayan biri" olarak görülme korkusu.
Bu duyguları bastırmak için bilinçsizce düşünmeye devam etmek zorunda hissediyordum.
◾️ Eksik Olduğum İki Şey
Acı çekerken sonunda bir şey fark ettim.
Eksik olduğum şey ne fiziksel güç ne de iradeydi, aşağıdaki iki şeydi:
① İşi hayattan ayırma becerisi
"Bugün bitti"—bunu kendiniz için karar verme ve kendinize izin verme gücü. Bunun sanıldığından daha zor olduğunu anladım. "Hâlâ yapabileceğim bir şey olabilir" hissi, sınır çizmeyi engelliyor.
Şimdi, işten sonra, "bugün yaptığım" sadece üç şeyi yazmayı alışkanlık haline getirdim. "İşe gittim" ya da "bir e-postayı yanıtladım" olabilir. Yapamadıklarıma değil, yaptıklarıma odaklanıyorum. Patronumun onaylamasını beklemek yerine kendimi onaylıyorum. Yarınla ilgili endişe baş gösterdiğinde, içimden "Bu, yarınki benim işi" diye tekrarlıyorum.
Bunun bilincine vardıkça zihnim biraz daha sessizleşti.
② Başkalarının sorunlarını kendime mal etmeme becerisi
Patronumun ruh hali, iş arkadaşlarımın davranışları, sözlerinin ardındaki "niyetler". Bunları okumak için ne kadar enerji harcıyordum?
Ama düşününce, bunlar benim sorunlarım değildi. Patronun keyfi yerinde değilse, bu patronun sorunudur ve gerçek anlam patronun içindedir. Ne kadar düşünürsem düşüneyim, cevabı bulamayacağım. Yine de düşünmemin nedeni, "bunun benim hatam olabileceği" varsayımıydı.
"Bu benim sorunum değil" diyerek sınır çizme farkındalığı önemliydi.
◾️ Gerçek Dinlenme Sadece Bedeni Yatırmak Değildir
Çalışmaya devam etmek için dinlenmek şarttır. Ama dinlenmek sadece uzanmak değildir.
İşi kafandan atmaktır.
- İşi hayattan ayırma becerisi
- Başkalarının sorunlarını kendine mal etmeme becerisi
Bu ikisi yetenek değildir. Bunlar, fark edebileceğiniz ve azar azar pratik yapabileceğiniz şeylerdir.
Şu anda birinin sözlerini kafanızda tekrar mı ediyorsunuz?





