
Yurt Dışına Gitmeden İngilizce Konuşabilirsiniz: Yoğun Çalışan Yetişkinler İlk Olarak Ne Yapmalı?
AI features
- Views
- 1.2M
- Likes
- 906
- Reposts
- 51
- Comments
- 2
- Bookmarks
- 1.7K
TL;DR
Bu rehber, yurt dışına gitmeden İngilizce akıcılığına ulaşmak için pratik bir strateji sunmakta; sağlam bir dil bilgisi ve kelime dağarcığı temeli oluşturmanın ardından tutarlı bir konuşma pratiği yapmaya odaklanmaktadır.
Reading the TÜRKÇE translation
"Yurtdışında eğitim alabilseydim İngilizcem çok daha iyi olurdu..."
Birçok kişi muhtemelen bunu düşünmüştür.
Oraya gitmek.
Her gün İngilizceyle çevrili olmak.
Anadili gibi konuşabilmek.
Elbette, bu ideal olan.
Ama gerçek o kadar basit değil.
İş var.
Aile var.
Para ve zaman sınırsız değil.
Bu yüzden birçok insan, İngilizce öğrenmek istese bile yurtdışında eğitim almayı seçemiyor.
Burada önemli olan, bu gerçeklikten utanmamak.
Gidememeniz için bir nedeninizin olması kaçmak değildir.
Sadece bir hayatınızın olmasıdır.
Yurtdışında eğitim alamamak ve İngilizceden vazgeçmek aynı şey değildir.
İngilizce, yurtdışında eğitim almadan da geliştirilebilir.
Ancak, sadece "ders çalışma benzeri" aktiviteler değil, doğru sırayı izleyen bir çalışma yapmanız gerekir.
Bu sefer, yurtdışına çıkmadan İngilizce konuşabilmek için ne yapmanız gerektiğini düzenleyeceğim.
Bunu okuduktan sonra, bu bir "hayal hikayesi" olarak kalmayacak; yarından itibaren neyi hayatınızdan çıkarmanız ve zamanınızı neye harcamanız gerektiği netleşecek.
İngilizce Konuşabilmek İstiyorsanız, Önce Bunu Kabul Edin
İngilizce konuşabilmek istiyorsanız, doğrudan konuşma pratiğiyle başlamak zordur.
Çünkü ağzınızdan çıkaracak malzemeniz yoksa, hiçbir şey çıkaramazsınız.
Bu çok bariz bir nokta.
Ama iş İngilizceye gelince, birçok kişi bunu unutuyor.
Konuşmak istiyorum. O yüzden, online İngilizce konuşma. Neyse, yabancılarla konuş. Belki Netflix'te bir şey izlersem alışırım.
Bu hissi iyi anlıyorum.
Ancak, malzeme olmadan sadece pratiği artırırsanız, genellikle gelişmeden önce tükenirsiniz.
Bu yüzden, önce bunu kabul etmek daha iyi.
İngilizce, temelleri atlayarak iyi olunacak bir şey değildir.
"İngilizcenin Temelleri" Düşündüğünüzden Daha Sadedir
İngilizcenin temelleri nedir diye sorulursa, cevap şaşırtıcı derecede sadedir.
- Ortaokul dilbilgisi
- Günlük konuşma seviyesinde İngilizce kelime dağarcığı, yaklaşık 1500 kelime
Bazı insanlar burada hayal kırıklığına uğrayabilir.
Daha çok bir "hile" gibi bir şey duymak isterler. Bir kısayol bilmek isterler.
Ancak konuşabilen insanlar, ne kadar ilerlerse ilerlesin, sonunda buraya geri dönerler.
Örneğin, "How are you?" diyebilseler bile,
"Were Tom and Chris well yesterday?" olduğunda,
aniden takılıp kalanların sayısı artar.
Bunun nedeni kelime bilgisi değil, kafalarında şu gibi kuralları işleyememeleridir:
- Özne kim?
- Çoğul mu?
- Zaman nedir?
- Soru formu mu?
Başka bir deyişle, sadece ifadeleri ezberlemek uygulama yapmaya izin vermez.
Bunun üstesinden gelmek için temellere ihtiyacınız var.
Temel Olmadan "Konuşmak" İstemek, Malzemesiz Yemek Yapmak Gibidir
Burada sahip olmanızı istediğim bir anlayış var.
İngilizce konuşmak, kafanızda hiçbir şey yokken kelimelerin mucizevi bir şekilde çıkması değildir.
Sahip olduğunuz malzemeleri anında düzenleyip dışarı çıkarmaktır.
Bu yüzden, malzeme yoksa, hiçbir şey çıkmaz.
Bu çok önemli bir bakış açısı.
Konuşamayan insanların yetenekleri eksik değildir.
Sadece malzemeleri az olabilir.
Bu şekilde düşünmek, yapmanız gerekeni biraz daha netleştirir.
Yurtdışında Eğitim Almadan İngilizceyi Geliştirmek İstiyorsanız, İlk Öncelik Şudur
Eğer:
- Yurtdışında eğitim alamıyorsanız
- Sınırlı paranız ve zamanınız varsa
- Ama yine de İngilizce konuşabilmek istiyorsanız
O zaman ilk öncelik oldukça nettir.
1. Ortaokul dilbilgisini sağlamlaştırın
Mükemmel ezberlemenize gerek yok.
Özne, zaman, soru, mastar ve yardımcı fiiller gibi konuları, sadece "anlatılınca anlamak" değil, kendiniz cümle içinde kullanabilecek noktaya getirin.
Dilbilgisini öğrendikten sonra, anında kendi cümlelerinizi kurmayı deneyin.
Sadece kuralları bilmekle kalmayıp, öğrendiğiniz kullanımı kullanarak cümleleri fiilen yazmak önemlidir.
2. 1500 kelimeyi "kullanılabilir bir forma" sokun
Kelime kitapları bakmak için değildir.
Anlamını bilin. Yüksek sesle söyleyin. Basit açıklamalar için kullanabilecek hale getirin.
Zor isimler aklınıza gelmese bile, kolay açıklamalarla aktarabiliyorsanız sorun değil.
Önce, temel kelimelere hakim olalım.
3. Önce girdi (input) zamanını garantiye alın
İngilizce sadece yapma arzusuyla gelişmez.
Zaman alır.
Üstelik "boş zamanlarda yapmak" yeterli değildir.
Sabahtan bir saat. Eve döndükten sonra bir saat. İzlediğiniz videolar. Gittiğiniz içkili partiler.
Altı ayda değişmek istiyorsanız, içkili partiler gibi şeyleri kesip İngilizceye bağlanmanız gerekir.
Bu bir laf-ı güzel değil; gerçekliktir.
Bundan Sonrası "Çalışma" Değil, "Antrenman"dır
Temel bir dereceye kadar oturduktan sonra, bundan sonra zihniyetinizi değiştirmek daha iyidir.
Bundan sonrası "çalışma"dan ziyade "antrenman"dır.
Neden?
Konuşmada, okurken olduğu gibi duramazsınız.
Yazarken olduğu gibi derinlemesine düşünemezsiniz.
Başka bir deyişle, ihtiyaç duyulan şey bilginin kendisinden ziyade anlık güçtür.
Bu anlık gücü kazanmak için aşağıdaki üç şey gereklidir.
1. Anlık İngilizce Kompozisyon
Bu oldukça sade.
Ama güçlü.
Kafanızdaki bilgiyi kullanarak, söylemek istediğinizi anında İngilizceye çevirirsiniz.
İlk başta takılıp kalacaksınız. Bu doğal.
Ancak bu "takıldığınız yer" mevcut zayıf noktanızı gösterir.
Anlık İngilizce Kompozisyonun iyi yanı sadece yazmak değil, Japoncadan İngilizceye geçiş süresini kısaltabilmesidir.
2. Kendi Kendinize İngilizce Konuşmak
Bunu da tavsiye ederim.
Çünkü partner yok:
Yavaş olmanız sorun değil. Takılıp kalmanız sorun değil. Tekrar ifade etmeniz sorun değil.
Bu sayede fiilen konuşma sayınızı artırabilirsiniz.
Kendi kendinize İngilizce konuşmak, günde 24 saat, her yerde, kendi başınıza çıktı (output) fırsatları yaratmanızı sağlar.
Mükemmel cümleler olması gerekmez.
Bugün hakkında. Şu an gördüğünüz şey. Şu anki hissiniz.
Önce bunu İngilizceye çevirin.
Bu birikim, konuşmanın öncüsü haline gelir.
3. Online İngilizce Konuşma
Online İngilizce konuşma baştan itibaren ana karakter değildir.
Ancak temeller oturduktan sonra çok güçlüdür.
Çünkü:
- Kendi fark etmediğiniz hataları görebilirsiniz
- Dinleme beceriniz de test edilir
- Anında yanıt verme baskısı vardır
- Gerçek pratik hissi alırsınız
Online İngilizce konuşma, bireysel pratikte fark edemediğiniz gelişim noktalarını bulmak ve pratik anlık güç kazanmak için etkili bir yerdir.
Sporda, temel çalışmalardan sonra maç pratiği yaparsınız, değil mi?
İngilizce de aynıdır.
Yurtdışında Eğitim Alamıyorsanız, "Ortamı" Kendiniz Yaratmalısınız
Yurtdışında eğitimin iyi yanı, İngilizce bir ortama zorlanmanızdır.
Ancak yurtdışında eğitim alamıyorsanız, bunu kendiniz yaratmalısınız.
- Her gün İngilizceye maruz kalacağınız bir zaman belirleyin
- Sesli okuma için bir zaman ayarlayın
- Kendi kendinize konuşmayı alışkanlık haline getirin
- Online İngilizce konuşmayı haftanıza ekleyin
- Sadece Türkçe geçen gün sayısını azaltın
Yurtdışında eğitim almadan bile, ortamını tasarlayabilen insanlar gelişir.
Tersine, yurtdışında eğitim alamadığı için hiçbir şey tasarlamayan insanlar durur.
Fark burada oluşur.
Yurtdışında Eğitim Almadan İngilizce Konuşabilirsiniz. Ancak "Ciddiyet" Gerekir
Son olarak, en önemli bir şey.
"Yurtdışında eğitim alamadığım için imkansız." Bu yanlış.
Ancak "yurtdışında eğitim alamadığım için hafif bir çabayla hallederim" de yanlış.
Doğru söylemek gerekirse, şudur:
Yurtdışında eğitim almadan İngilizce konuşabilirsiniz.
Ancak, temelleri ve antrenmanı ciddi bir şekilde inşa etmeniz gerekir.
İngilizce bir süreçtir, bir hayal değil.
- Temelleri koyun
- Kelime dağarcığını koyun
- Anlık İngilizce Kompozisyon yapın
- Kendi kendinize konuşun
- Online pratik yapın
- Anlamadığınız şeyleri geçiştirmeyin
- Buna devam edin
Bunu bu kadar yaparsanız, işler değişir.
Gösterişli değil. Ama oldukça güçlü.
Bu yüzden, şu anda "yurtdışında eğitim alamadığım için dezavantajlıyım" diye düşünüyorsanız, orada durmanızı istemiyorum.
Dezavantajlı olup olmamanızdan ziyade, bugünden itibaren inşa ettiğiniz şeyler, altı ay sonra gördüğünüz dünyayı değiştirecek.
Yurtdışında yaşarken öğrendiklerim ve faydalı İngilizce hakkında her gün paylaşım yapıyorum.
Beni takip edin ve diğer gönderilerime de göz atın (^ ^)
Beğeniler, alıntı paylaşımlar ve tekrar paylaşımlar da motive ediyor!


