Massachusetts Institute of Technology, yaygın olarak bilinen adıyla MIT.
İsmini duymak bile, en parlak zihinlerin bir araya geldiği bir yer imajı oluşturuyor.
Dünyanın dört bir yanından insanlar bir araya geliyor, zorlu dersler alıyor, ödevleri hiçbir şey değilmiş gibi hallediyor ve sınavlarda sonuç üretiyorlar.
Böyle bir dahi grubuna bakınca insan merak ediyor:
Bu insanlar genelde nasıl çalışıyor?
Elbette bazıları doğuştan zeki olabilir. Konsantrasyonları, kavrama yetenekleri ve harcadıkları çaba miktarı sıradan insanlardan farklı olabilir.
Ama işin sırrı gerçekten sadece bu mu?

Çalışmada iyi olan insanlar, saatlerce masabaşında oturmazlar. Aksine, sınırlı bir zaman içinde ne yapıp ne yapmayacaklarını seçme konusunda oldukça titizdirler.
Bu sefer tanıtacağım şey, eğitim içerik üreticisi ve MIT mezunu Gohar Khan'ın paylaştığı yedi çalışma yöntemi.
(https://www.youtube.com/watch?v=FeBKAzEmTB0https://www.youtube.com/watch?v=FeBKAzEmTB0))
Ancak bu yazının amacı sadece "MIT mezunları harika" demek değil.
Önemli olan şu: Çalışmada iyi olan insanlar sadece çaba miktarında rekabet etmezler; çalışma şekillerini kendileri tasarlarlar.
"Uzun süre çalışıyorum ama ilerlemiyorum."
"Sınav öncesi nereden başlayacağımı bilmiyorum."
"Tekrar yapıyorum ama puanlarım artmıyor."
Eğer bunları hissettiyseniz, ihtiyacınız olan şey daha fazla azim değil, çalışma sürecinizi nasıl yürüttüğünüzü gözden geçirmek olabilir.
Bu yazıda, çalışma sürenizi artırmadan önce denemeniz gereken yedi yöntemi tanıtacağım.
1. Çalışma süresine takılıp kalma
Birçok insan çalışma çabasını "kaç saat yaptığına" göre değerlendirir.
Bugün 5 saat yaptım.
Dünden daha uzun süre masabaşında oturdum.
Sınav öncesi gece geç saatlere kadar çalıştım.
Elbette çalışma süresi bir kılavuzdur. Ancak sonuçları sadece buna göre ölçmek tehlikelidir.
Aynı 5 saatte, amaçsızca ders kitabı okumak ile anlama boşluklarını kontrol etmek için problem çözmek arasında dağlar kadar fark vardır.

Gerçekten bakmanız gereken şey "ne kadar süre oturduğunuz" değildir. O sürede neyi yapabilir hale geldiğinizdir.
Uzun süre çalışmasına rağmen ilerlemeyen insanlar, çabadan yoksun değil, çabayı ölçme şekilleri yanlış olabilir.
"Bugün kaç saat çalıştın?" yerine "Bugün neyi yapabilir hale geldin?" diye sorulduğunda hemen cevap verebiliyor musunuz?
Nokta
Sonuçlara çalışma süresine değil, "neyi yapabilir hale geldiğinize" bakın.
Bugün yapılacak
Çalışmaya başlamadan önce, yapabilmek istediğiniz bir şey belirleyin.
2. Ders kitaplarını tersten okuyun
Ders kitaplarının ilk sayfadan itibaren sırayla okunması gerektiğini düşünme eğilimindeyiz.
Ancak zaman sınırlı olduğunda veya sınav öncesinde, baştan mükemmel okumaya çalışmak çoğu zaman başarısızlığa yol açar.
İlk aşamalarda çok fazla zaman harcarsınız.
Detaylı açıklamalarda takılıp kalırsınız.
Sondaki önemli noktalara ulaşamazsınız.
Birçok kişi bunu yaşamıştır.
İşte bu noktada ders kitabını "tersten" okuma yöntemi etkilidir.
Önce bölüm sonundaki özeti veya kilit noktaları kontrol edin. Ardından başlıkları, diyagramları, koyu metinleri ve kutulu bölümleri tarayın. Sonra ana metni okuyun.
Bu okuma tarzının amacı, önce hedefi bilmektir.

Büyük resmi bilmeden detayları okursanız, neyin önemli olduğuna karar vermek zordur. Tersine, önce ana noktaları kavrarsanız, metni okurken "bu önemli görünüyor" diyerek bilgileri organize etmek kolaylaşır.
Bir ders kitabı baştan sona sırayla okunacak bir şey değil, anlamak için fethedilecek bir şeydir.
Şimdiye kadar, içeriği anlamak için mi okuyordunuz? Yoksa birinci sayfadan okuduğunuz için içinizin rahat olması için mi?
Nokta
Ana metne girmeden önce hedefe bakın.
Bugün yapılacak
Ders kitabını okumadan önce bölüm özetine, başlıklara ve diyagramlara bakın.
3. Görevlerinizi gruplayın
Çalışırken sık sık ders değiştiriyor musunuz?
Birkaç İngilizce kelime ezberle.
Sonra biraz matematik çöz.
Ardından biraz paragraf sorusu çöz.
Sıkılınca tarih ezberine geç.
İlk bakışta, çeşitli derslerde dengeli bir şekilde ilerliyormuş gibi görünür.
Ancak bu, beyin için ağır bir yüktür.
İngilizce kelime ezberlerken, matematik hesabı yaparken, metin okurken ve cevap yazarken kullanılan beyin şekli farklıdır.
Her görev değiştirdiğinizde, beyin yeni bir moda yeniden girmek zorunda kalır. Her seferinde konsantrasyon bölünür ve tekrar derinleşmesi zaman alır.

Bu nedenle, görevleri derse göre değil,
düşünce sürecine göre gruplamak önerilir.
Örneğin, hesaplama problemlerini bir araya getirin. Okuduğunu anlama sorularını gruplayın. Ezber görevlerini birleştirin. Kompozisyon yazma veya betimleme problemlerini yazma işi olarak bir araya getirin.
Bu, beyin geçişlerini azaltır ve konsantrasyon akışına girmeyi kolaylaştırır.
Çalışmanın ilerlememesinin tek nedeni içeriğin zor olması değildir. Aynı zamanda çok sık geçiş yaparak konsantrasyonunuzu parçalamanızdır.
Çalışma planınız sadece dersleri listelemek mi? Yoksa beynin nasıl kullanıldığını düşünerek mi oluşturuldu?
Nokta
Görevleri derse göre değil, beyninizi nasıl kullandığınıza göre gruplayın.
Bugün yapılacak
Bugünkü çalışmanızı "ezber", "hesaplama", "okuma" ve "yazma" olarak yeniden sıralayın.
4. Zaman sınırı koyun
Bolca zamanınız olduğunda, iyi sonuçlar alacağınızı hissedersiniz.
Ama gerçekte, zaman ne kadar çoksa iş o kadar uzama eğilimindedir.
Bir haftası olan ödev bir hafta sürer. 3 saatlik çalışma seansı tam 3 saati kullanır. Bolca zaman olmasına rağmen, iş son dakikaya kalır.
Burada kullanabileceğiniz şey
bilinçli olarak daha kısa bir zaman sınırı belirleme yöntemidir.
Örneğin, bir ödevin 3 saat süreceğini düşünüyorsanız, 2,5 saatte bitirme niyetiyle bir zamanlayıcı kurun. 60 dakikalık bir problem seti için 50 dakikada çözmeye çalışın.

Önemli olan, imkansız bir zaman yapmak değildir. Biraz daraltmak yeterlidir.
Böylece beyin, "bitmezse konsantre olmalıyım" diye karar verir. Gereksiz şeyler düşünerek geçen zaman azalır ve el hareketlerinin hızı artar.
Son teslim tarihi, kendinizi zorlamak için bir ceza değildir. Konsantrasyonu ortaya çıkarmak için bir araçtır.
Çalışmaya başlamadan önce bir bitiş zamanı belirliyor musunuz? Yoksa zaman farkında olmadan akıp gidiyor mu?
Nokta
Biraz daha kısa bir zaman sınırı, konsantrasyon yoğunluğunu artırır.
Bugün yapılacak
Çalışmaya başlamadan önce bir zamanlayıcı kurun ve bir bitiş zamanı belirleyin.
5. Çözemediğiniz soruları geçin
Hem çalışırken hem de sınavda bazen tek bir soruya takılıp kalırız.
Bu kadar düşündüm, biraz daha uğraşayım. Yarısını çözdüm, şimdi geçmek istemiyorum. Bu sorundan vazgeçmek kaybetmek gibi geliyor.
Bu hissi çok iyi anlıyorum.
Ancak, tek bir soruya çok takılmak genel puanınızı düşürebilir.
Sınavda önemli olan, tüm sorulara eşit zaman harcamak değildir. Sınırlı zaman içinde yapabildiğiniz soruları güvenilir bir şekilde yapmaktır.

Anlamadığınız bir soruda uzun süre takılıp kalırsanız, çözebileceğiniz sorulara ulaşamazsınız. Sonuç olarak, zor soruyu çözmek için harcanan çabadan daha büyük bir puan kaybı yaşarsınız.
Çözemediğiniz soruları geçmek kaçmak değildir. Puanınızı en üst düzeye çıkarmak için bir karardır.
Biraz düşündükten sonra imkansız olduğunu hissederseniz, işaretleyin ve geçin. Sonunda zaman kalırsa, geri dönün.
Bu geçişi yapabilen insanlar, istikrarlı puanlar almayı daha kolay bulurlar.
"Anlamadığınız soruları çözmeye" çok takılarak "puan toplama" hedefini gözden mi kaçırıyorsunuz?
Nokta
Diretmek yerine puanınızı en üst düzeye çıkarmaya öncelik verin.
Bugün yapılacak
Çözemediğiniz soruları işaretleyin ve şimdilik geçin.
6. Önce basit görevleri yapın
Çalışmada, süresi kolay tahmin edilebilen görevler ve süresi uzama eğiliminde olan görevler vardır.
Örneğin, 30 İngilizce kelimeyi kontrol etmek. Ders notlarını düzenlemek. Belirli bir aralıktaki hesaplama problemlerini çözmek.
Bu tür görevlerin ne kadar süreceğini bir dereceye kadar tahmin edebilirsiniz.
Öte yandan, rapor yazmak, açık uçlu sorular üzerinde düşünmek, zor problemlere çözüm aramak veya bir yapı planlamak gibi görevlerin net bir sonu yoktur.
Ne kadar düşünürseniz, o kadar zaman geçer. Kısaca bir şeye bakmak isterken çok zaman geçtiğini fark edersiniz. Kaliteyi artırmaya çalışır ve planlanan tüm zamanı kullanırsınız.

İşte bu yüzden önce basit görevleri bitirmek önerilir.
Süresi kolay tahmin edilen görevleri önce bitirin. Ardından kalan zamanla ağır görevlerin üstesinden gelin.
Bu şekilde, ağır görevler için de doğal bir son tarih oluşturulur.
Çalışma sırası sadece motivasyona göre değil, zamanın ne kadar kolay uzayabileceği düşünülerek belirlenmelidir.
Ağır görevler tarafından zamanınız sürekli emilip, kolayca bitmesi gereken ödevleri mi erteliyorsunuz?
Nokta
Basit görevleri önce bitirmek, ağır görevler için bir son tarih oluşturur.
Bugün yapılacak
Çalışmadan önce "çabuk biten görevler" ve "zamanı uzayan görevler" olarak ayırın.
7. Sadece anlamadığınız kısımları tekrar edin
"Tekrar" denildiğinde, bazıları her şeyi baştan yeniden yapmayı hayal eder.
Notları güzelce yeniden yazmak. Ders kitabını tekrar okumak. Derste işlenen konuları baştan kontrol etmek.
Elbette bunun gerekli olduğu durumlar vardır.
Ancak, zaten anladığınız şeylere tekrar tekrar bakmak puanlarınızı önemli ölçüde değiştirmez.
Bunun nedeni, yeni yapabileceğiniz şeyleri artırmaması, sadece zaten bildiklerinizi onaylamasıdır.
Anladığınız kısımları okumak kolaydır. İçinizi rahatlatır. Çalışıyormuş gibi hissettirir.
Ama sizi gerçekten geliştiren şey, anlamadığınız kısımlarla yüzleşmektir.

Bu nedenle, ders sırasında veya problem çözerken "Bunu anlamıyorum" dediğiniz yerleri işaretleyin. Tekrar yaparken, bu işaretli yerlerden başlayın.
Tüm notlarınızı güzelce yeniden yazmanıza gerek yok. Önemli olan, boşluklarınızı bulmak ve doldurmaktır.
Tekrar yapmak, içinizi rahatlatma görevi değildir. Yapamadıklarınızı yapabildiklerinize dönüştürme görevidir.
Tekrar zamanınız, anlayışı derinleştirme zamanı mı oluyor? Yoksa sadece anladığınız kısımları takip ederek rahatlama zamanı mı?
Nokta
Tekrar yapmak, bildiklerinizi onaylama zamanı değil, boşlukları doldurma zamanıdır.
Bugün yapılacak
Anlamadığınız kısımları işaretleyin ve tekrarınıza oradan başlayın.
Özet: Gelişen insanlar, çalışma miktarından çok israfı kesmede daha iyidir
Bu sefer tanıtılan çalışma yöntemleri, özel bir yetenek olmadan yapılamayacak şeyler değildir.
Önemli olan, zor teknikleri artırmak değil, mevcut çalışmanızdaki israfı azaltmaktır.
Bugünden deneyecekseniz, önce bu Yapılacaklar Listesini kullanmayı deneyin.

- Bugünkü çalışmada "kaç saat yapacağınız" yerine "neyi yapabileceğinizi" belirleyin
- Ders kitabını okumadan önce bölüm özetine, başlıklara ve diyagramlara bakın
- Hesaplama, okuma, ezber ve yazma gibi benzer görevleri bir araya gruplayın
- Çalışmaya başlamadan önce biraz daha kısa bir zaman sınırı belirleyin
- Çözemediğiniz soruları işaretleyin ve şimdilik geçin
- Ağır görevler için bir son tarih oluşturmak üzere önce basit görevleri bitirin
- Tekrarda, anladığınız kısımlar yerine anlamadığınız kısımları ezin
Bu listelerin ortak noktası, işi kolaya kaçmak değildir.
"Yapmış gibi hissettiren çalışmayı" bırakıp, zamanı gerçekten sonuç getiren kısımlar için kullanmakla ilgilidir.
Uzun süre masabaşında oturmak, çaba gösterdiğinize dair bir güvenlik hissi verir. Notları güzelce düzenlemek, çalışmış gibi hissettirir. Anladığınız kısımlara defalarca bakmak, güveni geri getirir.
Ancak bu güvenlik hissi bazen notlarınızı yükseltmenin önünde bir engel olabilir.
Çalışmada önemli olan sadece zamanı artırmak değildir. Sınırlı zaman içinde neyi keseceğiniz ve nereye yoğunlaşacağınızdır.
Ben de çalışmada iyi olan dahi tipi değil, daha çok yöntemler geliştirerek sonuç alan tipteyim.
Bu sayede TOEIC'ten 930 puan almayı ve Bilgi Güvenliği Kayıtlı Destek Uzmanı sınavını geçmeyi başardım.
Bu yüzden çalışmanın sadece "yetenekle" belirlenmediğine ve sadece yöntemi değiştirerek sonuçların önemli ölçüde değişebileceğine inanıyorum.
Bu yazıyı faydalı bulduysanız, X'te de çalışma yöntemleri, sertifika öğrenimi ve İngilizce öğrenimi hakkında paylaşımlar yapıyorum, beni takip ederseniz sevinirim.
Ayrıca,
"Bu çalışma yöntemi hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorum"
"Kendi durumumda nasıl ilerlemem gerektiğini merak ediyorum"
"Sertifika veya İngilizce öğrenimi süreci hakkında danışmak istiyorum"
Bunun gibi bir şey varsa, lütfen DM yoluyla bana bildirin.
Şu anda takıldığınız nokta, çaba eksikliği değil, sadece size uygun bir çalışma yöntemiyle henüz tanışmamış olmanız olabilir.
-----> @edward_toeic





