Gençken yoğun çalışmanın, deneyim puanlarını önceden ödünç almak gibi olduğuna inanıyorum. O dönemde kendini zorlayanların, ileride iyi performans gösterebilecekleri pozisyonları elde etme olasılığı daha yüksek. Yalnızca yüksek hacimli işlerle uğraşmış olanlarda kalan bir sezgi vardır.
Gençken işin derinliklerine dalmakta kesinlikle değer var.
Aynı zamanda, bunun diğer yüzünü de görmek gerektiğini düşünüyorum.
Eğer işten başka bir şey yapmazsanız, doğal olarak yetkinleşirsiniz, ancak bir insan olarak "yumuşak yanlarınız" törpülenebilir.
Anlamsız dolambaçlı yollardan geçerek beslenebilecek belli sayıda şey vardır: tuhaf dükkânlara girmek, anlamsız sohbetler yapmak, işe yaramaz şeylere takılıp kalmak. Bunlar doğrudan iş sonuçlarına yol açmaz, bu yüzden meşgulken ilk elden çıkarılan şeylerdir.
Bu şeyleri sürekli kesip atanların, işte yetkin olsalar bile insan olarak kuruyup kaldıklarını hissediyorum.
Bu aynı zamanda kendime de bir uyarı. Tatsız tuzsuz bir kuru kalamar gibi olmaktan korkuyorum. Çiğnedikçe daha fazla lezzet vermesi gereken bir şey, ama aksine ağzından sadece iş lafı çıkıyor. O tür bir yetişkin olmak istemiyorum.
Yoğun çalışma gençken kesinlikle bir varlıktır, ancak bu varlık evrensel değildir.
İş becerileri karşılığında oyun ve dolambaçlı yollarla büyüyen yanlarınızı ihmal mi ediyorsunuz? Önceden ödünç aldığınız deneyim puanlarının karşılığını daha sonra ne olarak ödeyeceksiniz? Bunu göz önünde bulundurmakta fayda var.
Gençken kendinizi zorlayacaksanız, bunu bu tehlikeyi kabul ederek yapmalısınız. Deneyim satın almak için insanlığınızı rehin mi veriyorsunuz? Bunu unutursanız, "sığ" bir yetişkine dönüşeceğinizi hissediyorum.
İlgili makaleler
Mizah, yetenek değil, edinilen bir davranıştır
https://note.com/think_hacking/n/nfc966278665c?sub_rt=share_sb